Haberler

Üsküdar Üniversitesi'nde Akademik Yılın ilk dersi Sağlık Bakanı Recep Akdağ’dan...

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Üsküdar Üniversitesinde öğrencilerle bir araya gelerek 2016-2017 Akademik Yılı’nın ilk dersini verdi. “Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm” başlıklı ders veren Bakan Akdağ, sağlıkta hedeflerinin %80 memnuniyet oranını yakalamak olduğunu belirterek “Önünüze ulaşılabilir ama iddialı hedefler koymalısınız. Erişilebilir ama iddialı hedefler, sizi teşvik eder. Böylece bir adım daha ileri gitmeye gayret edersiniz.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yılı’nın ilk dersinde Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ öğrencilerle buluştu. Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesinde gerçekleştirilen törenin açılış konuşması Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nevzat Tarhan tarafından yapıldı.

Prof.Dr. Nevzat Tarhan: Fikir üreten nesiller hedefiyle yürüyoruz

Prof. Dr. Tarhan, davranış bilimleri ve sağlık alanında ülkemizin ilk tematik üniversitesi olan Üsküdar Üniversitesi’nin kuruluşunun üzerinden 5 yıl geçtiğini belirterek kısa sayılabilecek bir zamanda özellikle beyin araştırmaları alanında önemli çalışmalara imza attıklarını ve geleceğin Nobel Ödüllü bilim insanlarını yetiştirme gayretiyle çalıştıklarını ifade etti.

Ülkemizde son yılarda yaşanan dönüşüm ve hamlelere uyum gösteren, bu dönüşüme proaktif olarak katılan bir üniversite ve hastane olduklarının altını çizen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, daha mükemmeli için fikir üreten nesiller hedefiyle yürüttükleri çalışmaları artıracaklarını söyledi.

Bakan Akdağ’dan ilk ders: Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, “Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm” başlıklı dersi ile Üsküdar Üniversitesi öğrencilerine seslendi. Bakan Akdağ, toplumlarda sağlık hizmetlerine olan ihtiyacın sağlık hizmetleri bozulduğunda daha iyi anlaşıldığını belirterek hayata geçirdikleri Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sağlık alanında önemli bir yol kat ettiklerini söyledi.

Sağlık hizmetlerinin ertelenemez ihtiyaç olduğunu belirten Bakan Akdağ, şu değerlendirmelerde bulundu.

Sağlık en temel insan hakkıdır

2002’de 166 bin ailenin sağlık harcaması yaptığı için maddi açıdan sıkıntıya düştüğünü belirten Akdağ, 2012 yılında nüfusun artmasına rağmen bu rakamın 28 bine indiğini kaydetti. Sağlık Bakanlığı’nı devrettiği 2012 yılındaki bu rakamdan da aslında hiç memnun olmadığını, aslında bu rakamın sıfır olması gerektiğini bilen ve buna inanan kişi olduğunu belirten Akdağ, “Dönüşümcü liderlik” kavramına dikkat çekti. Akdağ, bu kavram sayesinde dönüşümün başarıya ulaştığını sözlerine ekledi.

Türkiye dönüşümü yaşadı ama nasıl?

Hükümet olarak öncelikle halkın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurduklarını belirten Akdağ, “Türkiye böyle bir dönüşüm yaşadı. Türkiye bu dönüşümü nasıl yaşadı? Dönüşüm önce niyetle başlıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde başbakanlık yapan kişi yani bugünkü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu prensipleri belirledi. İnsan her şeyden önce gelir. Prensip buydu. Önce insan diyoruz. Sağlık en önemli ve en temel insan haklarından biridir.” Dedi.

Sağlık parası olanların satın alması gereken bir hak mı?

ABD’de Harvard’da ders verdiğim günlerde 95 ülkenin bakanına sağlık alanında yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi verdiğini belirten Akdağ, “Bu çalışmada nasıl düşük maliyetle yüksek sağlık erişimi sağlanabilir bunları konuşuyoruz. Ve o zamanlar 2013’ün sonlarında ObamaCare diye bilinen, ABD’nin sağlık sistemini deforme etme çalışmaları vardı. Orta halliler sağlık hizmetine ulaşamıyorlar diye bir tartışma vardı ve şöyle bir eksen üzerinde yürüyordu. Toplumun bir kısmı bunun zaruret olduğuna inanırken önemli bir kısmı politikacılarıyla beraber sağlığa şöyle bakıyordu ve bunu açıkça ifade ediyorlardı: Sağlık gıda gibi satın alınan bir şeydir. Gideceksin onu satın alacaksın, paran yoksa öl. Ne yapayım yani? Toplumları birbirinden ayıran kültürel değerler var, aslında zamanında Ak Parti’yi Recep Tayyip Erdoğan’la beraber iktidara getiren toplumun bu beklentileri ve bu hazır oluşuydu.  Toplum hazır olmadan bir dönüşümü gerçekleştiremezsiniz. Ne kadar isterseniz isteyin toplumun bunu talep etmesi ve sizin dönüşümünüze cevap verecek bir olgunlukta yani ona hazır olması gerekir. Sağlık bir insan hakkıdır. Biz sağlıkta dönüşüm programına o günkü Ak Parti’nin ve sonraki hükümetlerin karar verdiği gün toplumla bu mutabakatı yapabilecek durumdaydık. Tamam bizim niyetimiz insandı ama politik anlamda da bu mutabakatın çok büyük bir önemi var” dedi.

En önemli paydaşımız halk oldu!

Dönüşümü gerçekleştirirken paydaşlarla çalışıldığını belirten Akdağ,  “Sağlık sistemi hasta, doktor, hastane, hemşire, sağlık personeli, eczacı, hasta yakını gibi pek çok paydaştan oluşur. Sistemi dönüştürmek isterken sadece bu paydaşlardan bir parçasına temas ederek düzeltilmez. Bu nedenle dönüşüme ihtiyaç vardı. 2013’te Türkiye’ye gelen Dünya Bankası’ndan bir araştırmacı Sağlık Dönüşüm Programı’nı değerlendiriyor, paydaşlarla görüşmüş, 20 grupla görüşmüş ancak bu kadar kıdemli bir araştırmacı halktan bir kişiyle dahi konuşmamıştı. Hayretler içinde kalmıştım. Bizim dönüşümüzün altında yatan en önemli sebeplerden biri, biz en önemli paydaşı her zaman halk olarak gördük. Halkın desteğini arkamıza alarak her zaman yürüdük çünkü onun ihtiyacı vardı, dönüşümü zaten onun için yapıyorduk” dedi.

Sağlık sisteminin üç başarı kriteri

Bir sağlık sisteminin üç ana başarı kriteri olduğuna dikkat çeken Bakan Akdağ, bunları sağlık durumu, vatandaş memnuniyeti ve finansal koruma olarak sıralayarak, Türkiye’de Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda önemli başarılar elde ettiklerini dile getirdi.

Akdağ, Dünya Sağlık Örgütü’nün Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı kriterlerine uygun hizmet vermeyi amaçladıklarını belirterek, Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nde ikinci etabı başlattıklarını söyledi. “Sistem geliştirirken sonuçlar tanımlanır, sonuca odaklanmazsak yanlış yaparız. Bu hayatımızda da böyle.

Anne ve Bebek ölümleri 4 kat geriledi!

Süreçlere çok fazla takılmadan sonuçta neyi elde etmek istediğinize odaklanmalısınız. Neye odaklanacağız? Sağlıklı bir toplum, sağlık durumu. Yerinde mi sayıyor kötüye mi gidiyor buna bakmak lazım. Türkiye’de hamile anne ölümü 2002 yılında 100 binde 70’ken 2012’de 100 binde 15’e geriledi. Dünyada bu kadar hızlı bunu düzeltebilmiş hemen hemen hiçbir ülke yok. Bebek ölüm hızımız binde 30’lardayken binde 7,5’lara geriledi. Her ikisi de dört kat azaldı. Fakat son 4 yılda bu konuda gerilemiyoruz ama yerimizde sayıyoruz. Bu nedenle önümüzdeki üç sene içinde yeni uygulamalar getireceğiz. Çünkü durduğumuz yerde sayamayız” diye konuştu.

Amacımız % 80 memnuniyet 

Ana gaye vatandaşı memnun etmek diyen Bakan Akdağ, TÜİK rakamlarıyla da vatandaş memnuniyetinin arttığını söyledi. 2012 yılında %75 olan sağlıkta memnuniyet oranını önümüzdeki yıllarda %80’e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Akdağ, “Önünüze ulaşılabilir ama iddialı hedefler koymalısınız. Erişilebilir ama iddialı hedefler, bu sizi teşvik eder. Böylece bir adım daha ileri gitmeye gayret edersiniz. Dünyada %80 sağlık memnuniyetine erişmiş ülkeler var. Onlar bizden çok zengin ülkeler ama biz niye ulaşmayalım” dedi.

Bakan Akdağ: “Harvard’da ders verdim ilk kez burada kullanacağım!”

Katılımın yoğun olduğu derste Bakan Akdağ elektronik kalem ve dijital ekrandan oluşan akıllı tahta kullandı. Bunun üzerine Akdağ Harvard’da ders verdim ancak akıllı tahtayı ilk kez Üsküdar Üniversitesi’nde kullanıyorum dedi. Bunun üzerine salondan alkış sesleri yükseldi. Bunun üzerine Akdağ şu değerlendirmelerde bulundu.

“Harvard’da da ders verdim ama akıllı tahtayı ilk defa kullanacağım. Bütün öğrencilerimizin ilkokullarda bile bu tahtaları kullanabildiğini biliyorsunuz. Orası biraz klasik her halde. Türkçede ne dendiğini bilmiyorum bağışlayın İngilizceyi konuşmayı pek sevmem Türkçe’nin konuşulduğu yerde filipkart diyorlar. Kağıtları çevirir çevirip yazıyorsunuz. Hala onları kullanıyorlar. Muhtemelen onları da muhafaza ediyorlar değerlendirmek için.”

Bakan Akdağ Ebru yaptı!

Tören sonunda Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nde tedavi gören danışanların yaptığı ebru çalışmalarından oluşan “Suya Yansıyan Duygular” isimli serginin açılışını da yaptı. Akdağ ve beraberindekiler sergiyi gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Akdağ burada teknenin başına geçerek ebru çalışması yaptı.

Akdağ Fliografi sergisini de gezdi!

Açılışa katılan Bakan ve beraberindekiler “Filografi” sanatçısı Saadet Peçe’nin eserlerinden oluşan “Tel ve çiviye yansıyan duygular” sergisini de gezdi. Peçe’nin çalışmalarına yoğun ilgi gösteren Bakan Akdağ, çalışmalarla ilgili bilgiyi Peçe’den aldı.

Programın sonunda Bakan Recep Akdağ’a Üsküdar Üniversitesi Rektörü Tarafından Hisseden Adam Heykeli ile Özel Çini Tabak hediye edildi.

Bakan Akdağ’ın katıldığı program Üsküdar Üniversitesi Televizyonu (ÜÜTV) tarafından da canlı olarak yayınlandı.

 
Son Güncelleme: Çarşamba, 12 Ekim 2016 16:47

BASIN DUYURUSU

Son Güncelleme: Salı, 02 Ağustos 2016 13:11

Haydi Tut Elimi Genel Kurulu

 

Haydi Tut Elimi Genel Kurulu

13/06/2015 Cumartesi günü

Saat 10:00

Yer: Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan Konferans Salonu

Son Güncelleme: Salı, 02 Haziran 2015 07:49 Devamını oku...

Bilinçli Aile Nasıl Olunur

BİLİNÇLİ AİLE NASIL OLUNUR ?

1) Anne ve baba,çocuklarını iyi çocuk olduğu için değil çocukları
olduğu için sevmelidir. Çocuklar farklı şeyler söyleyebilir, anne ve babanınkine benzer olmayan düşüncelere sahip olabilirler.Böyle
olduğu için sevilmezlerse anne ve baba bencil davranıyor demektir.
Hayır,hayır anne ve babalar sevgiyi bir sopa gibi kullanamaz.Şartlı
sevgi, sağlıklı bir sevgi değildir.Sopa gibi kullanılan şartlı sevgi kişileri çıkarcı yapar.Öyle oldukları için değil öyle olmaları istendiği için yaşamaya başlar. bu da onları çift kişilikli yapar.
Çocuklar karşılıksız, beklentisiz sevilmeliler ki,çocuklar da anne ve
babalarını hesapsız sevebilmeliler.

2) Evlilikten beklediği yüce bir şey değilse,kişi evlenmemelidir.Çün
kü evlilik hayatın ortasına, çatışmaların merkezine dalmak gibidir.Bir eğlence ortamı değildir,emek ister.Kişi evlenirken kesin
kararlı olmalı;evliliği sürdürmekten yana karar almalı.Yolda çıkan problemler karşısında B planı olmalı,zorluklara katlanma gibi 
bir kararlılık göstermeli.Batmak üzere olan gemide ilk kaçan kaptan olamaz.İyi kaptan her şeye rağmen gemisini batırmamak için mücadele edendir.Kendisini düşünen,bütün sorumluluğu tayfa
ve yolculara yükleyip gemiyi ilk terk eden kaptan suçun hepsini 
üzerine alır.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Cumhurbaşkanımızın Madde Bağımlılığına Karşı Hassaslığı

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN: "Siz insanların kalplerini, zihinlerini boş bırakırsanız, gelir orayı her türlü kötü alışkanlık, bağımlılık işgal eder. Bizevlatlarımızın kafalarıyla birlikte kalplerini de beslemeliyiz, mutmain etmeliyiz, doyurmalıyız"

Cemal Reşit Rey'de düzenlenen Zümrüdüanka "Yeşilay Enleri 2015"in ödül töreninde konuşan Erdoğan, "Sigara ile mücadele konusunda ne kadar hassas isem her çeşidinden uyuşturucuyla mücadele konusunda da aynı derecede, hatta daha fazla hassasım" şeklinde konuştu.

Alkol tüketiminin artması konusunda hassasiyeti, endişelerinin bulunduğunu kaydeden Erdoğan, "Tüm bu alışkanlıklar, biri diğerini besleyen, biri diğerini doğuran bir felaketler zincirinin halkaları gibidir. Hepsiyle birden topyekun mücadele etmeden, bu yönde etkili bir bilinçlenmeyi gerçekleştirmeden arz ettiğimiz şekilde sağlıklı nesiller yetiştiremeyiz" görüşünü dile getirdi.

Erdoğan bugün batı toplumlarının en büyük sorununun zararlı alışkanlıklar ve bağımlılığın pençesinde yitip giden nesiller olduğunu ifade ederek, bu sorunun toplumların bizatihi varlığını tehdit eder boyuta geldiğine işaret etti.

Son Güncelleme: Pazar, 08 Mart 2015 21:16

8Mart

Dünya kadınlar günü kutlu olsun tüm kadınların her günü gibi...

Son Güncelleme: Çarşamba, 12 Ekim 2016 16:45

Diğer Makaleler...

Sayfa 1 / 20

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
You are here Haberler

kamera sistemleri   Sosyal Medya Ajansı                          Haydi Tut Elimi Derneği 2012 | Her Hakkı Saklıdır.